Çocuklarda kekemelik neden olur? Çocuğunuz kekemeyse ne yapmalısınız. Odyoloji ve Konuşma, Ses Bozuklukları Uzmanı Sermin Kumdakçı yanıtladı.

Marylin Monroe, Charles Darwin, Winston Churchill, Zoraki Kral (King’s Speech) filminden bildiğimiz İngiliz Kral 6.George, Bruce Wills….

Hepsi başarılı, hepsi ünlü, hepsi bilime, sanata ve tarihe damgasını vurmuş isimler.

…ve hepsi de kekeme.

Bazıları sizi şaşırttı değil mi? Çünkü, ünlü ve başarılı insanlar herhangi bir konuşma bozukluğuna sahip olamaz gibi bir algıya sahibiz. Halbuki Marylin Monroe ve Bruce Wills’i defalarca televizyonda izlemiştik. Darwin’in başarılarını okumuştuk ve diğerlerinin de…

Oysa ki kekemelik onların hayatında, hedeflerine ulaşmalarına engel olmamıştır. Rüzgarı arkalarına aldıkları gibi yelkenleri de doğru kulanmışlardır.

Bu buzdağının bizim gördüğümüz kısmı. Kişilerin konuşmaya başlamadan önce başlayıp konuşma sırasında artan çaresizlik hisleri, mücadele davranışları, vazgeçmeleri ya da vazgeçmeden konuşmaya, akıcı olmasa da söylemek istediklerini söylemeye devam etmeleri, sosyal ortamlara girmekten kaçınmaları ya da sosyal ortamlarda özgürce
kekeleyerek kendilerini ifade etmeleri… Bununla ilgili bir pek çok kekeme danışanımdan duyduğum “Kekelememeye çalıştıkça daha çok kekeliyorum” sözü durumu oldukça özetliyor aslında. Bu ve bunun gibi pek çok şey buzdağının bizim görmediğimiz kısmını oluşturuyor. İşte bu yüzden şunu diyebiliriz; kekemelik duyduğumuzdan fazlasıdır.

Buz dağının diğer büyük ayağını da aileler oluşturmaktadır. Aileler en az kekeme çocukları kadar bu durumla mücadele eder. Onları en çok tedirgin eden dil ve konuşma bozukluklarından birisi kekemeliktir, çünkü normal bir dil ve konuşma gelişiminin ardından ortaya çıkar ve aileler beklenmedik bir anda karşılaşılan bu durumda en çok
çaresizlik hissi ile başetmek zorunda kalır.

Kekemelik çocuklukta mı başlar?

Kekemelik tipik olarak okul öncesi dönemde, 6 yaşından küçük çocuklarda görülmeye başlar. Bu dönemde ise en sık olarak da 3 yaş civarında aniden veya yavaş yavaş ilerleyerek ortaya çıkar. Bu tam da dil becerilerinin geliştiği döneme denk gelir.

Ailelerin cevabını en merak ettiği soru ise , “Peki neden?” dir. Genellikle aileler bu soruyu hiç sormadan, bir cevap ile gelirler. Kekemeliği bir sebebe bağlar, kendilerini ya dış unsurları suçlu kabul ederler. “Köpek kovaladı, ondan sonra kekelemeye başladı” cümlesi içselleştirilmiş olduğundan ve “Peki neden?” sorusunun yanıtı hala bilimsel olarak
kanıtlanamadığından soru işaretleri kolay giderilemez.

Peki neden?

Kekemeliğin başlangıç sebebi hala tam olarak bilinmemektedir. Genetik ve fiziksel (nörolojik) nedenlere bağlanabilir ancak psikolojik olmadığı kesin olarak bilinmektedir. Psikolojik faktörler sadece hali hazırda zaten başlayacak olan kekemeliği tetiklemektedir. O psikolojik etken olmasa zaten başka bir sebepten dolayı kekemeliğin başlaması olasıdır. Ebeveynlik tarzı, çocuğun birşeyden korkması, öğretmeninin kızması gibi sebepler kekemeliğin sebebi değildir. Ailelerin bunu duymaya ihtiyaçları vardır çünkü ancak bundan sonra kendilerini ve çevrelerini suçlamayı bırakırlar. Aslında suçlu kendileri ya da çocuklarını koruyamadıkları için onu kovalayan köpek değildir.

Kim ya da ne suçlu?

Şu anda söyleyebileceğimiz birkaç şey vardır.Beyinde konuşma üretimini sağlayan bölgede nöral süreçlerde bir takım sorunlar olduğudur. Bunun sonucunda konuşmayı destekleyen kaslar yapması gerekeni, doğru zamanda yapmadığı için bu problem ortaya çıkmaktadır. Tüm bunlara ek olarak kekemeliğin genetik boyutu da risk faktörünü
oldukça yükselten bir durumdur. Ancak hala bu süreçlerde oluşan sorunların kesin doğası bilinmemektedir.

Peki hocam iyileşir mi?

Bu tüm terapistlerin en sık duyuduğu sorudur. Ailesinde kekeme bir yakını bulunan bir çocuğun ileride kekemeliğinin devam etmesi, ailede kekeme yakını bulunmayan çocuklara göre daha yüksek oranla beklenebilir. Genetik miras hala çözülmese de bize değerli ipuçları verir. Tüm bunların yanında erkeklerde kız çocuklarına oranla 4 kat daha fazla kekemelik görülmesi de ilkokul çağından sonra da devam etmesine yönelik risk faktörlerini güçlendirir.

Okul öncesi dönemde görülen gelişimsel kekemelik olarak adlandırılan türde ise çocuk kendiliğinden kekemelikten kurtulur ki bu bunu bir konuşma bozukluğu olarak adlandıramayız. Gelişimsel kekemelik ve ilkokul çağından sonra devam eden kekemeliği ayırt etmek okul öncesi dönemde güç olabilir. Bundan dolayı okul öncesi dönemdeki
çocuğa biraz zaman tanırız. Bu süre 6 ay ya da 1 yıl arasında değişebilir. Bu süre çok önemlidir. Kekemeliğin şekil değiştirmesi, şiddetinin azalıp, artması gibi faktörleri değerlendirip çok hızlı terapiye başlanması önemlidir. Bireysel olarak bir çocuğun kendiliğinden kekemelikten kurutulup kurtulmayacağını söylemek mümkün olmadığından erken müdahale büyük önem taşır.

Tüm bu sebeplerden ötürü okul öncesi dönemde aniden veya kademeli olarak gelişebilecek bir kekemelik durumunda ailelerin konuşma bozuklukları uzmanına başvurmaları önemlidir. Bu küçük adım, çocukluk döneminden yetişkinliğe kadar süren gelişim basamaklarında kişinin karşılacağı olumsuzlukları en aza indirecek büyük adımlara dönüşecektir.

Sermin Kumdakcı

Odyoloji ve Konuşma, Ses Bozuklukları Uzmanı